Ana Sayfa Sağlık 29 Nisan 2017 28 Görüntüleme

Kulağınız çınlıyor ve hayat kalitenizin düşmesine mi neden oluyor?

Menier Nedir? Baş dönmeniz mi var? Kulağınız çınlıyor ve hayat kalitenizin düşmesine mi neden oluyor? Yolculuk yaptığınızda kulağınızda oluşan o basınç hissi, artık oluşmak için yolculuğa ihtiyaç duymuyor mu? Sizde de Menier olabilir!

Menier Nedir?

Menier hastalığı, bir diğer adıyla Menier Sendromu, iç kulakta bulunan endolenf adı verilen sıvının basıncının değişimden, artışından kaynaklanır. İç kulakta bulunan diğer bir yapı olan Perilenf sıvısıyla arasında basınç farkı oluşur. Oluşum sebebi kesin olarak bilinmemektedir.Hastalığı anlayabilmemiz için ilk olarak kulakla ilgili birkaç bilgi edinmemiz gerekir.

Kulak üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar:

Dış Kulak,

Orta Kulak ve

İç Kulaktır.

İç kulakta bulunan salyangoza benzeyen bir yapı olan kohlea, Menier hastalığının oluştuğu yerdir.

Kohleada üç tüp bulunur ve bunların herbirinin içleri sıvıyla kaplıdır. Bu sıvılar Endolenf ve Perilenf olarak adlandırılır ve birbirlerine karışmazlar.Hareket ettiğimizde, bu iki sıvı da bizimle birlikte hareket ederler ve bu sıvılar beyne hareketle ilgili (Hareket yönü, duruşu vs.) bilgi verir.

Menier hastalığı, Endolenf sıvısının artımından kaynaklanır ve çevresindeki yapıları da etkileyebilir. Perilenf ve Endolenf arasında basınç farkı oluşur.

Belirtileri Nelerdir?

Belirtilerin hepsi birden görülebileceği gibi, yalnızca biri de görülebilir. Belirtiler şunlardır:

Fluktuan yani dalgalı, sensörinöral işitme kaybı:

Sensörinöral işitme kaybı, sinirsel işitme kaybıdır ve dış ve orta kulakla ilgili değil, iç kulakta bulunan yapılarla, işitme siniriyle ilgilidir. Kohlea iç kulakta bulunduğundan dolayı işitme kaybı türü sensörinöraldir.

Ataklar halinde baş dönmeleri görülebilir. Baş dönmeleri durduk yere oluşabilir ve baş dönmesinden kaynaklı bulantı ve kusma eşlik edebilir

Ayrıca işitme kaybı, kendisini ataklar sırasında gösterebilir. Baş dönmesi belirdiğinde işitme kaybı oluşup, atak bittiğinde azalabilir, kaybolabilir.

İşitme kaybı alçak frekanslardan yani kalın seslerden (125 Hz, 250 Hz, 500 Hz) başlayıp sonrasında tüm frekansları etkileyebilir.

Tinnitus:

Tinnitus yani halk arasında bilinen adıyla çınlama görülebilir.

Kulakta dolgunluk, basınç hissi oluşabilir.

Hastalığın belirtileri arasında bayılma, unutkanlık yoktur. Menier, başka hastalıklarla birlikte görülebilir.

Menier tek bir kulakta oluşabileceği gibi her iki kulakta da gelişebilir.

Menier Tanısı Nasıl Konur?

Menier Hastalığı belirtileri nedeniyle ani işitme kaybıyla karıştırılabilmektedir. Tam tanısını koymak hastadan hastaya değişmektedir. Teşhisinin yapılması diğer hastalıklara göre biraz daha zordur çünkü hastalığa özel bir test yoktur, çeşitli testler uygulanır.

Yapılacak tetkiklerden biri odyolojik muayene yani işitme testidir. İşitme kaybının türü, hangi frekans aralıklarında görüldüğü önemlidir.

Bir diğer test, Gliserol testidir.

Gliserol testi, hastanın gliserol alımından ya da şekerli su içiminden bir saat öncesinde ve sonrasında yapılan odyolojik muayene arasındaki farka bakılmasıdır. İki test arasında fark olup olmaması teşhis için önemlidir.

Bir diğer test, Elektronistagmografi (VNG)’dir.

Nistagmus, kişideki istemsiz göz hareketleridir. Atım şeklinde ritmik hareketlerdir. Baş dönmesi atakları sırasında hastada oluşabilir.  Elektronistagmografiyse, bu hareketlerin gözle incelenmesi değil, elektrotlar yardımıyla kaydedilmesidir.

 

Elektrokokleografi (ECOG);

Kohleanın sinirsel yanıtlarının ölçümüdür. Bazen endolenfin artımı bu testle anlaşılabilir.

Bilgisayarlı Tomografi ve MR;

İşitme sinirinin üzerinde herhangi bir tümör mevcutsa ortaya çıkarılabilir ve bu tümörün semptomları menierle benzerlik gösterir.

Menier Nasıl Tedavi Edilir?

Menier hastalığı için kesin bir tedavi yöntemi yoktur. Bu yüzden hastalığın belirtilerinin kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin tekrar yükseltilmesi için bazı yöntemler uygulanır.

İşitme kaybının artmamasına, çınlamanın ve baş dönmesinin azalmasına yönelik çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Endolenfteki sıvının azaltılması adına diüretikler yani idrar söktürücüler kullanılabilir. Bu yöntem tuz tüketiminin azaltılmasını gerektirmektedir. Bunun için belirli bir diyet oluşturulabilir ve alkol, sigara yasaklanabilir.

Baş dönmesini azaltmak adına kulağa kortizon enjekte edilebilir.

Bu tür tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi müdahale yapılabilir.

İç kulaktaki basıncı azaltmak adına iç kulak sıvısını boşaltmak, baş dönmesini ortadan kaldırmak adına denge sinirini kesmek ya da işitmesi tamamen bozulmuş hastalarda labirentektomi uygulamak mümkündür. Fakat cerrahi yöntemler, hastalığa ileri derecede sahip olan hastalara uygulanır.

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com